|
EKMEK ASLANIN AĞZINDA…
Oğlumun midesi bulanıyor. Akşam saatleri hemen dışarı fırlıyorum. Açık
eczane bulabilirim belki… Ama kafam karışık bulantı bir ön haber
olabilir. Bastırmak doğrumu diye düşünüyorum.
Eve geliyorum. Aman Allah’ım manzara korkunç çoktan midedekiler halının
üzerinde yer almış. Evdeki yardımcı ablamız telaşla elinde kova bir sağa
bir sola koşturuyor. Hemen oğlumun yanına gidiyorum. “ nasılsın oğlum”
diyorum. “Çok rahatladım anne” diyor. Yüzünde gülümseme…
İçim rahatlamış salona geliyorum.
Sonra espriler yapıyoruz oğlumla… üzülmüş, halıya zarar verdiği
için…bende “bir daha ki sefere mümkünse taş zemin seç temizliği daha
kolay” diyorum…kahkahalar atıyoruz.. demek ki keyfi yerine geldi diye
düşünüyorum… Saat 11.30 yine kötüleşiyor… Hemen acile gidiyoruz. Kan
tahlilleri muayene derken doktor bana bakıyor. “Apandisit olabilir
tomografi çekelim” diyor.
İşte o anda korkuyorum!.. Destek arayışımı paylaşım mı?
Bilemiyorum…birini arıyorum yanı başımda…yardımcı ablamız yanımızda ona
sarılıyorum. “İyi ki varsın” diyorum. Ama yetmiyor…ne bana yetiyor. Ne
de oğluma…”babamı arasana anne diyor” bitkin halde.
Oysa bir telefonumla o saate yanıma gelecek ailem ve onlarca dosttum
var!..
Kimseyi aramıyorum. Sadece babasını aramam gerekliliği aklımda. Türkiye
de mi? döndü mü acaba? diye düşünürken çoktan çeviriyorum numarayı…
Olayları anlatıyorum. Sonuçları beklediğimizi söylüyorum. Yurtdışında
havaalanında olduğunu ancak ertesi gün İstanbul da olacağını söylüyor…
içim rahatlıyor…”yarın burada babası” diye düşünüyorum. Binlerce km. den
bile varlığını hissetmek ne güzel…
Sabaha karşı 3 de eve dönüyoruz. Keyifler iyi…2 ünite serum ve ilaçlar
iyi geldi oğluma…
sonuçlar güzel korkulacak bir şey yok…Babası ertesi gün bizde. canı
sıkkın, onu da telaşlandırdım diye düşünürken, bomba haber patlıyor.
“Gidiyorum” diyor. Yurtdışına yerleşecekmiş. Eşini ve küçük oğlunu alıp
gidecekmiş…
İçim acıyor. Neden acıyor bilmiyorum. Acıyor ama…
Gitmek zorunda olduğunu bende biliyorum. “Ekmek aslanın ağzında git
tabii” diyorum. Ama içim yanıyor. Birlikte yaşamasak da onun varlığını
hissetmek yetiyor bize..
Ya şimdi ne olacak?
Kolum kanadım kırılmış gibi… Ailem yanımda, dostlarım yanımda…Ama neden
kendimi kötü hissediyorum?
Oğlumuz duymuş konuşmalarımızı babası gittikten sonra morali daha da
bozuk. Neden diye sorguluyor. O çok olgun bir genç anlatıyorum nedenleri
dilimin döndüğü kadar. “Babamı nasıl göreceğim peki” diyor gözleri dolu
dolu… “Yaz tatillerinde sen gidersin” diyorum içimin acısını yüzüme
vurmadan…Aslında sadece o babasından değil, bende 18 yıllık can
dostumdan oluyorum. Dostça ayrılmayı başaran çiftlerde ne aşk kalıyor ne
umut. Bitene saygıyla bakan eski çiftlerde yerini güçlü bir dostluk
alıyor. Bende dostumu yitiriyorum.
Herkesin vardır böle can dosttu…gecenin körü olsun, başınıza ne gelirse
gelsin cep telefonunu ezbere bildiğiniz bir dost!..onun varlığını bile
bilmeniz içinize huzur verir…
Oğlumun üzüntüsü babasından, kardeşinden ayrı kalacak olması..özlem
duyacak olması..
Ama benimki farklı, ben sağ kolumu kaybetmişim gibi hissediyorum.
Ayrılmış olsak da oğlumuz için hep birlikteyiz bunca zaman. O mükemmel
bir baba…
Hani derler ya ben hem ana oldum hem baba… ben oğluma asla baba olmadım.
olmaya da çalışmadım…onun zaten müthiş bir babası var!.. Başımız
sıkıştığın da o hep yanımızda. Aynı evi paylaşmasak da, aynı hayatı
yaşamasak da, aynı sofraya oturmasak da… bu şehirde bu ülkede yaşayan
bir babamız olduğunu bilmek güven verici..
“Ekmek aslanın ağzında oğlum” diyebiliyorum. Yapılması gerekenler
yapılmalı yaşanması gerekenler yaşanmalı…Biz çok şanslıyız
oğlum..uzaklarda da olsa seni seven ve senin için her şeyi yapabilecek
bir baban var. Ödenmesi gereken bedelleri öderiz. Almamız gereken
derslerimizi alırız. Ve çok daha güçlü yolumuza devam ederiz…
Hayat bazen zorlar bizleri.. Babalarımız, analarımız, dostlarımız,
sevdiklerimiz bizi bırakıp gitmek zorunda olduklarında…şunu hiç
unutmamak gerekiyor..
“Gidenler sevgisizliğinden değil…Aslanın ağzındaki o ekmeği kapıp
sizinle paylaşabilmek için gidiyordur belki de….”
Sevgiyle kalın
Nihal Yükçü
Yaşam ve İlişkiler Koçu
|