Bayram geliyor!..

Yaşasın bayram benim için çok şey ifade ediyor. Annem diyor ki; bayramlar hep yazın olmaz kızım şimdi öyle denk geliyor. Olsun ben bayramları hep yazın gördüm. Kurbanda her yer kan ve et kokuyor ama seyretmesi ilginç. Bu sefer anneme yalvardım “sen dikme bana kıyafet artık! Kot pantolonlar varmış ben onlardan istiyorum bayramlık olarak” söz verdi alacak. Ay çok mutluyum kot pantolonum olacak. Çok masraf yapmayalım diye şeker bayramındaki ayakkabılarımı giyeceğim. Onlar gezmelik zaten. Bu bayram kaç para toplarım acaba? Yine kiracımız balıkçı Emin amca diğer komşu çocuklarının yanında bana para vermeyecek biliyorum. Hep böle yapıyor. Bana göz kırpıyor, onlara 10 lira verip bana gizliden 50 lira veriyor. Beni çok seviyor biliyorum. Ama ben de ona hep yardım ediyorum. Balık için gazete kâğıtlarından kese kâğıdı yaparken ben de katlarım. Evde yaptığı özel yapıştırıcı ile oda yapıştırır alt kısımlarını.
Bu bayram bol bol et yiyeceğiz. Kavurmalar kokutacak annem yine. Babam ile annem kavga etmeseler bari. Her sene babam koyunu kendi keser tabi elini de… Annem “cimrilik etmede kasap tut” diye hep aynı kavgaya tutuşurlar. Sonuç malum babam “ kendi kurbanını kendin kestin mi daha sevap olurmuş” der bildiğini okur. Bu bayram harçlıklarımla hayalimdeki şeye biraz daha kavuşabilirim. Okula giderken saatçide gördüğüm yeni çıkan son model dijital saati çok istiyorum. Çok pahallı 1400 lira dedi adam. Ama mükemmel bir saat. Öyle üzerinde yelkovan ve akrep yok. Direk numaralar var. Gece görmen için yanında düğmesine basıyorsun ışığı yanıyor. He birde alarm çalıyor. Annem söz verdi, ben biriktirdiğim bayramlıklarımı anneme vereceğim. Oda üzerine ekleyip alacak o saati bana… ya çok heyecanlıyım. Bu bayram daha çok el öpmeliyim daha çok bayramlık toplamalıyım. Şu alt komşu makbule teyze bu sefer ütülü mendil vermese keşke… of yaa amma cimri kadın.

Bayramda kuyruk derdim de kalmadı. İyi ki sana yağ kuyruğuna 2 kere girmişim. Baya evde yağımız var. Geçen bayram yaptığım yanlışlıktan bu bayram mantar ve çatapatla oynamama acaba izin verir mi annem? Ya aslında yanlışlıkla oldu. Ramazan da mahalle arkadaşım Semih’le mantar patlatıyorduk. Ortasından tel geçirip attığımızda korkunç bir ses çıkartıyor. Ramazanda bahçede hep patlatırız. Hacı amca oruçlu evi de bahçeye bakıyor. Bize seslendi “ çocuklar ezan okununca bana haber verin” bizde “ hacı amca elimizde tek mantar kaldı onu patlatınca sen anla ki ezan okundu boz orucunu” tamam dedi hacı amca içeri girdi. Annem beni eve çağırdı. “hadi ezan okunacak gel artık” diye… ama nasıl bırakırım mantar zevkini ortak para ile almışız bırakmam arkadaşıma bende duymalıyım. Biz unuttuk ezanı semih i de annesi çağırınca acele patlaktık çıktık evimize..

Aradan 10 dk. Geçti biz sofraya oturduk. Ezanı bekliyor annemler. Aklıma hacı amca yeni geldi. “aaaaaaa” dedim anneme anlattım. Annem koş haber ver dedi. Alt kata indim ama önce suç ortağımı aldım yanıma bu arada hala ezan okunmuyor. Kapıyı çaldık. Hacı amca çorbasını yemeğini yemiş elinde tatlısıyla açtı kapıyı. Biz utanarak söylediğimizde hacı amca yüzümüze muhallebileri püskürttü “ Makbule yeme yeme ezan okunmamış daha” ne çok gülmüştük ya. İşte bu yüzden yasakladı annem mantarı da çatapatı da. Neyse ben arkadaşlara oynatırım. Uzaktan seyretmem yasak olamaz. Bayramda TRT renkli yayın yapacak. Ama bizim renkli televizyonumuz yok. Renkli yayında yuvarlak yapıyorlar TRT’nin çevresini ben anlarım Necip amcalara koşarım hemen. Ay çok güzel renkli seyretmek. Keşke bizimde renkli televizyonumuz olsa. Necip amcalar uzaktan kumanda taktıracakmış televizyonlarına. Yerinden kalkmadan açıp kapatabiliyormuşsun. Son model yani. Bayram geliyor diye babam evimizin dışına kötü adamların yazdığı yazıları boya ile kapatacak. Bu kötü insanlar bu bayram kimseyi öldürmeseler bari. Çok üzülüyorum. Babam “Bu gidişle darbe olur diyor” sanırım memleketimiz kötü durumdaymış. Yokluk var. Her şey için kuyruğa giriyoruz. Babam “buna da şükür” diyor. Çünkü insanlarımız güzelmiş. Bayramda evimiz misafir dolacak yine.. Yemekler yenecek, kurban kesilecek, etleri ben dağıtırım görevim bu benim. Harçlığımla şemsiyeli çikolata da alacam. Bayram da cococola alırız eve. Ya ben çok seviyorum bu bayramları.

80 dönemi bayramlarının coşkusunu, çocukluğumu, komşularımızı, dostluklarımızı, heyecanlarımızı, küçücük şeylerle mutlu olmayı, güzel insanların paylaşımlarını, parasızlığı, yokluğu, sağ-sol kavgalarını, eski Türkiye mi özlüyorum.

Bizim kuşak gerçek Türkiye’yi ve gerçek bayramları yaşadı!..
İyi Bayramlar

Sevgiyle kalın

Nihal Yükçü

Yaşam ve İlişkiler Koçu